Bu siteyi kullanarak, Gizlilik Politikası ve Kullanım Koşulları'nı kabul etmiş olursunuz.
Kabul Et

Begza

Sinema Dizi İnceleme Haberleri

  • ANASAYFA
  • FORUM
  • SİNEMA
  • SİNEMA HABER
  • DİZİ HABER
  • TEKNOLOJİ
  • OYUNLAR
  • DAHA ÇOK
    • Disney+
    • Netflix
    • Marvel
    • İnceleme
    • Söyleşi
Okunan: 28 Years Later: The Bone Temple’ İncelemesi: Nia DaCosta, 2026 Korku Sinemasında Çıtayı Arşa Çıkarıyor
Paylaş
Bildirimler Daha Fazla Göster
Font ResizerAa
BegzaBegza
Font ResizerAa
  • Teknoloji
  • Netflix
  • Dizi Haber
  • Sinema Haber
  • İnceleme
Arama
  • Ana Sayfa
  • Forum
  • Sinema
  • Netflix
  • Teknoloji
  • Yazılım
  • Linux
Bizi Takip Et
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Şartları
  • Reklam
© Begza Haber Ağı. Murhas Şirketi. Tüm hakları Saklıdır.

Begza » İnceleme » 28 Years Later: The Bone Temple’ İncelemesi: Nia DaCosta, 2026 Korku Sinemasında Çıtayı Arşa Çıkarıyor

28 Years Later: The Bone Temple’ İncelemesi: Nia DaCosta, 2026 Korku Sinemasında Çıtayı Arşa Çıkarıyor

28 Yıl Sonra: Kemik Tapınağı (28 Years Later: The Bone Temple), Nia DaCosta’nın yönettiği ve Alex Garland’ın senaryosunu yazdığı yeni nesil bir zombi-korku filmi. Bu film, 28 Days Later evreninin dördüncü halkası olarak 16 Ocak 2026’da vizyona giriyor ve bir önceki film 28 Years Later’ın devamı niteliğinde.

Murat
Murat
Yayınlanma Tarihi: Ocak 14, 2026
Paylaş
5 Dak Okuma
8.5 Kemik Tapınağı, 28 Days Later evreninde Danny Boyle ile başlayan yeni üçlemeyi devam ettiriyor. Sony’nin planlarına göre bu film, hikâyeyi daha karanlık ve felsefi bir yöne taşıyor.
Genel Bakış

Zombi sineması, başlangıcından bu yana her zaman modern çağ üzerine bir yorum yapma aracı olarak kullanıldı. Night of the Living Dead‘deki toplumsal çözülme, Dawn of the Dead‘deki tüketim çılgınlığı eleştirisi veya iktidarı ele geçirmek için insanların neler yapabileceğine dair kurgular… Çoğu durumda zombi filmleri, beyin yiyen ölülerin hikayeleri üzerinden insanlığın en kötü eğilimlerini inceleyen bir ayna görevi gördü.

Başlıklar
  • ‘The Bone Temple’, ’28 Years Later’ın Bıraktığı Yerden Devam Ediyor
  • Dünyanın Sonunda Şefkatin Önemi
  • Nia DaCosta ve Alex Garland’ın Zekice Yaklaşımı
  • Performanslar: Ralph Fiennes ve Jack O’Connell

Peki, gerçek dünyanın kendisi zaten bir korku hikayesi gibi hissettirdiğinde ne olur? Kendi gerçekliğimizdeki kusurları bu kadar net görebiliyorken, film aracılığıyla bu tür bir içebakışa hala ihtiyaç var mı? Muazzam bir yapım olan **’28 Years Later: The Bone Temple’**ın verdiği cevap şudur: İnsanlığı kurtaracak olan umudu, özeni ve şefkati vurgulamak. Alex Garland’ın (Ex Machina, Civil War) şaşırtıcı derecede iyimser senaryosu ve Nia DaCosta’nın (2021 Candyman) usta yönetimiyle bu devam filmi; en karanlık yerlerde bile sıcaklık ve empati buluyor. Bu, zombi türü için ferahlatıcı bir değişim ve 2026’nın ilk büyük filmlerinden biri.

‘The Bone Temple’, ’28 Years Later’ın Bıraktığı Yerden Devam Ediyor

Spike’ı (Alfie Williams) en son gördüğümüzde; eşofman giyen, sarı peruk takan ve Teletubbies’e takıntılı bir çete olan “Jimmys”in lideri Sir Lord Jimmy Crystal’ın (Jack O’Connell) himayesine girmişti. 28 Years Later‘ın finalinde bu grup biraz absürt görünmüş olsa da, devam filmi Jimmys’in aslında ne kadar yozlaşmış olduğunu vurgulamakta gecikmiyor. Spike, çetenin bir başka üyesiyle ölümüne dövüşmeye zorlandıktan sonra, kendilerini “manyaklar ve katiller kültü” olarak tanımlayan bu grubun içine çekiliyor. Lord Jimmy, şeytanın oğlu olduğu gibi çılgın iddialarda bulunurken, çete üyesi Jimmy Ink (Erin Kellyman) liderlerinin meşruiyetini sorgulamaya başlıyor.

Aynı zamanda, Dr. Ian Kelson (Ralph Fiennes), enfektelerin “Samson” (Chi Lewis-Parry) olarak bilinen Alfa lideriyle olan etkileşimlerinde çığır açan keşifler yapmıştır. Kelson, Samson’ın sürekli kendi “kemik tapınağına” geri dönmesinin nedeninin bir tür huzur arayışı olduğunu fark eder. Kelson ve Samson arasında gelişen beklenmedik dostluk, enfektelerin sadece dinmeyen bir öfke ve şiddetten ibaret olmayabileceğini gösteriyor.

Dünyanın Sonunda Şefkatin Önemi

DaCosta ve Garland, The Bone Temple‘ı Jimmys çetesiyle başlatarak bu canavarca dünyadaki mutlak insani eksikliği gözler önüne seriyor. Çete, karşılaştıkları herkese vahşice saldırıp işkence yaparken, yaptıklarını bir tür “hayır işi” olarak adlandırıyor. Korku filmleri genellikle dünya cehenneme döndüğünde insanların ne kadar ileri gidebileceğini gösterir, ancak nadiren The Bone Temple‘daki kadar sadistçe bir tablo çizer. Spike’ın bu vahşete bakamaması veya kusması, onun çete tarafından bir yabancı olarak görülmesine neden olur. Ancak bu karanlığın içinde DaCosta ve Garland, en küçük nezaket anlarının ne kadar hayati olduğunu da gösterir.

Bu şefkat akımı özellikle Kelson ve Samson arasındaki büyüleyici dinamikte kendini gösteriyor. Empatinin bir zayıflık olarak algılanabileceği bir türde, bu film bunu asla bir zayıflık gibi işlemiyor. Aksine, Kelson’ın nezaketi Samson tarafından kabul ediliyor ve ödüllendiriliyor. Film, yaşlı bir adam ile devasa, çıplak ve enfekte bir adam arasındaki dostluğu gerçekten dokunaklı kılmayı başarıyor; hikayenin zombi türünü bu kadar beklenmedik yollarla altüst etmesi tek kelimeyle muazzam.

Nia DaCosta ve Alex Garland’ın Zekice Yaklaşımı

2002 yapımı 28 Days Later ile Garland ve Boyle, zombi filmine karakter odaklı, kişisel bir dokunuş getirmişti. On yıllardır izleyiciler bu ikilinin yeniden bir araya gelmesini bekledi ve bu bekleme süresi meyvesini verdi. Garland’ın yazımı, hem enfektelerin hem de enfekte olmayanların aslında “insan” olduğunu asla unutmamamızı sağlıyor. Bu kabus gibi dünyaya zerk edilen insaniyet, serinin ve genel olarak modern korku sinemasının en güzel anlarından bazılarını doğuruyor.

Nia DaCosta, bu evrene şimdiye kadarki en iyi filmiyle imzasını atıyor. Danny Boyle’un yönetimi daha kaotik ve dikkat çekiciyken (özellikle iPhone ile çekilen sahneler), DaCosta daha dengeli bir yaklaşım sergiliyor; izleyiciyi hem ekrandaki dehşetle hem de sessiz güzellik anlarıyla baş başa bırakıyor. 3. perdedeki hareketli sahnelerde ise enerjiyi nasıl yükselteceğini çok iyi biliyor. Ayrıca, görüntü yönetmeni Sean Bobbitt ve Oscar ödüllü besteci Hildur Guðnadóttir’in katkılarıyla, görsel ve işitsel açıdan serinin en etkileyici halkası ortaya çıkıyor.

Performanslar: Ralph Fiennes ve Jack O’Connell

  • Ralph Fiennes: Dr. Kelson rolünde harikalar yaratıyor. Etrafı kemiklerle çevrili bir sığınakta yaşayan, Duran Duran ve Radiohead plakları dinleyen, her şeye rağmen merhamet umudunu yitirmeyen bir adamı oyunbaz ve dokunaklı bir şekilde canlandırıyor.
  • Jack O’Connell: Sir Lord Jimmy Crystal rolüyle, abartıya kaçmadan derin bir dehşet uyandırıyor. Öngörülemez ama manipülasyonlarında kasıtlı olan bu karakter, korkutucu olduğu kadar merak uyandırıcı.
  • Chi Lewis-Parry: Samson rolünde, öfke virüsüyle enfekte birinin içsel evrimini ve sessiz monoloğunu yansıtarak filmin en duygusal sahnelerine imza atıyor.
Genel Bakış
Kemik Tapınağı, 28 Days Later evreninde Danny Boyle ile başlayan yeni üçlemeyi devam ettiriyor. Sony’nin planlarına göre bu film, hikâyeyi daha karanlık ve felsefi bir yöne taşıyor. 8.5
Puanımız 8.5
Artılar İnsancıl ve Umut Dolu Yaklaşım: Zombi türünün genellikle odaklandığı "insan insanın kurdudur" temasının aksine, şefkat, merhamet ve empatiyi merkeze alarak türe taze bir soluk getiriyor. Nia DaCosta’nın Yönetmenliği: DaCosta, Danny Boyle’un hareketli tarzından farklı olarak daha oturaklı, izleyiciyi atmosferin içine çeken ve karakterlerle bağ kurmasını sağlayan ustaca bir reji sergiliyor. Ralph Fiennes’ın Devleşen Performansı: Dr. Kelson rolünde hem oyunbaz hem de dokunaklı bir portre çizen Fiennes, filmin duygusal çapası görevini üstleniyor. Görsel ve İşitsel Şölen: Sean Bobbitt’in kusursuz sinematografisi ve Hildur Guðnadóttir’in ruhu hapseden müzikleri, kıyamet sonrası dünyayı büyüleyici bir estetikle sunuyor. Türün Kurallarını Yıkması: Bir insan ile "Samson" adlı enfekte arasındaki ilişkinin işlenişi, izleyiciyi şaşırtan ve zombi janrında nadir görülen bir derinlik sunuyor.
Eksiler Anlatı Geçişleri: İlk filmden (28 Years Later) devralınan bazı "Jimmys" çetesi unsurları, filmin başlarında ciddiyet ile absürtlük arasında ince bir çizgide yürümeye çalışıyor. Vahşet Dozu: Bazı sahnelerdeki "brütalite", özellikle Spike karakterinin gözünden anlatılan bölümlerde, ortalama bir izleyici için oldukça sarsıcı ve rahatsız edici boyutlara ulaşıyor. Doğrudan Bağlantı Gereksinimi: Hikaye, bir önceki filmin bittiği yerden çok net bir şekilde devam ettiği için, önceki halkayı izlememiş olan seyirciler karakter motivasyonlarını anlamakta başlangıçta zorlanabilir.
Özet
Genel Değerlendirme Nia DaCosta ve Alex Garland, türün klişelerini alıp insanlığın içindeki iyiliğe ve "hayırseverliğe" odaklanarak zombi janrına yeni bir can üflüyor. '28 Years Later: The Bone Temple', sinema tarihinin en iyi zombi hikayelerinden biri olarak yerini sağlamlaştıran, çarpıcı ve unutulmaz bir başyapıt.
Yeni bir Marvel Projesi Yanlışlıkla Sızdırıldı!
Top Gun: Maverick İncelemeleri Devam Filmi Orijinalden Daha İyi Olabilir?
Avatar 2 fragmanı yayınlandı: 16 Aralık’ta sinemalarda
Star Wars: En Güçlü Jedi’ın Gerçekte Kim Olduğu?
Doctor Strange 2 Gişe’de Rekor Kırıyor
Paylaş
İnceleme yaz İnceleme yaz

İnceleme yaz Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen bir derecelendirme seçin!

Son Yazılar

İncelemeGenel

28 Years Later: The Bone Temple’ İncelemesi: Nia DaCosta, 2026 Korku Sinemasında Çıtayı Arşa Çıkarıyor

8.5 10 üzerindenKemik Tapınağı, 28 Days Later evreninde Danny Boyle ile başlayan yeni üçlemeyi devam ettiriyor. Sony’nin planlarına göre bu film, hikâyeyi daha karanlık ve felsefi bir yöne taşıyor.
Sinema

Sinema Tarihinin Zirvesi: İzledikten Sonra Etkisinden Kurtulamayacağınız En İyi 10 Dram Filmi

Ocak 13, 2026
Sinema

Brad Pitt’in En İyi 10 Filmi (Sıralı Liste)

Ocak 12, 2026
Sinema

2026 Altın Küre Ödülleri: Kazananların Tam Listesi

Ocak 12, 2026
Marvel

Marvel’ın En Büyük İhmali Bitiyor: Avengers: Doomsday’in İlk Ölümü Neyi Değiştirecek?

Ocak 10, 2026
Sinema Haber

Avatar: Fire and Ash Gişede Rakip Tanımıyor: 4 Hafta Üst Üste Bir Numara

Ocak 10, 2026
Sinema

Geçmişten Günümüze: Son 50 Yılın En Büyük Korku Başyapıtları

Ocak 9, 2026
İnceleme

Av mı, Avcı mı? Predator: Badlands Detaylı İnceleme

İnceleme

Peaky Blinders: 6. Sezon (İncelemesi)

Haziran 10, 2022
İnceleme

The Lost City: Kayıp Şehir [İNCELEME]

Dizi Haber

The Pitt’ 2. Sezon İncelemesi: HBO Max Hiti; Daha Fazla Drama, Romantizm ve İddiayla Geri Dönüyor

Ocak 6, 2026

Kategoriler

  • Forum
  • Blog
  • İlgi Alanları
  • Okuma Listesi
  • Android
  • Apple
  • Mobil
  • Sosyal Medya

Sosyal Medya

FacebookBeğen
XTakip Et
Sinema
  • Disney+
  • Netflix
  • İnceleme
  • Dizi Haber
  • Sinema Haber
Linux
  • Linux
  • Arch Linux
  • Debian
  • Fedora
  • Ubuntu

Bültenimize Abone Olun

Ücretsiz olarak yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.!

Kullanım Koşullarını okudum ve kabul ediyorum
© 2022 Begza.com Tüm hakları saklıdır.
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Şartları
  • Reklam
Tekrar Hoşgeldiniz!

hesabınıza giriş yapın

Username or Email Address
Password

Şifreni mi unuttun?